İbrahim Kaboğlu: Seçimlerin 14 Mayıs’a çekilmesi OHAL fırsatçılığıdır

CHP İstanbul Milletvekili ve Anayasa Hukukçusu Prof. Dr. İbrahim Kaboğlu, katıldığı canlı yayında genel seçim tarihinin 14 Mayıs’ta çekilmesiyle ilgili değerlendirmelerde bulundu.

Kaboğlu’nun açıklamalarından öne çıkan satır başlıkları şu şekilde:

“OHAL FIRSATÇILIĞIDIR!”

“14 Mayıs’a çekilmesinin anlamı şu: Türkiye’nin sandığa gideceği gün ile OHAL’in sona ereceği gün arasında 5 gün fark var. Türkiye kısmi de olsa, belirli bir bölgede ilan edilmiş olsa da aslında Cumhurbaşkanının bugün itibarıyla çıkarmış olduğu 11 OHAL cbk’si, hepsi olağanüstü halle, ne mekan, ne zaman, ne konum bakımından sınırlı. Şimdi giderek artacak olan cbk sayıları aslında toplumun demokratik işleyişini etkileyici sonuçlar doğurabilir.

İfade özgürlüğünden, toplanma ve gösteri özgürlüğüne kadar. Bu açıdan demokratların, yani Türkiye Cumhuriyeti’nin demokrat yurttaşlarının, OHAL’in çerçevesi içinde ilanının amaçları doğrultusunda uygulanması konusunda çok uyanık olmaları gerekiyor. Bu bakımdan ben bugün böyle bir kararın alınmış olmasını OHAL’den istifade edilmesi, OHAL fırsatçılığı olarak değerlendiriyorum. Türkiye’yi deprem gündeminden çıkarıp seçim gündemine yönlendirmek olduğunu düşünüyorum. Depremin yıkımlarını bir an önce aşmak yerine iktidarı güvencelemek olarak değerlendirilebilir.”

“ERDOĞAN’IN ADAYLIĞI İÇİN MECLİS KARARI GEREKLİDİR”

“Meclis açık, çalışmaya devam ediyor. Çok yoğun bir gündemle çalışıyoruz Meclis’te. Anayasa madde 116’ya göre Meclis böyle bir karar alsın diyebilirdi. O durumda Meclis’in 360 vekille karar alması durumunda Erdoğan Anayasa Madde 116’ya göre üçünkü kez aday olabilirdi. Erdoğan’ın adaylığı, üçüncü kez adaylığı anlamına geliyor. Anayasa Madde 101 Fıkra 2, 2007’de değiştirildi. O fıkra yürürlükte. O yüzden Erdoğan 2014 ve 2018 seçimlerinde üst üste iki görev süresini tamamlamak üzeredir. Bu bakımdan Meclis’in kararı gereklidir diyorum.”

HANGİ YASA UYGULANACAK?

Kaboğlu, seçimde hangi yasanın uygulanacağıyla ilgili tartışmalara ilişkin ise şu ifadeleri kullandı:

“7393 sayılı Seçim Kanunlarında Değişiklik Yapılmasına dair kanun görüştük. O değişiklikler yapıldı. Tabii ki biz antidemokratik değişikliklere karşı çıktı. AKP ve MHP çoğunluğu oyladı. Hatta biz parmak boyasını da koyduk. Onlar 14 madde getirdiler, biz 15 madde karşı önerilerde bulunduk. 18 Mart sabaha karşı bizim önerimiz oylanırken, komisyonda oylandı. İki AKP’li vekil de el kaldırdı. Tamam kabul edildi dedik. Ama iki taraftan onları itelediler, ‘ne yapıyorsunuz’ anlamında ve geri alındı. O seçim kanunu önerilerimiz geri çevrildi ama 6 Nisan günü Resmi Gazete’de yayımlandı.

Anayasa madde 67 sona göre seçim kanununda yapılan değişiklikler, kanunun Resmi Gazete’de yayımlandığı günü izleyen bir yıl içinde yapılacak seçimlerde uygulanmaz. Bu durumda seçimler 6 Nisan sonrası yapılacağı için bu kanun uygulanacaktır denilebilir. Ama şu da bir gerçek: seçim takvimi başladı, YSK ‘tamam’ dedi. O zaman buradaki tartışma şu: Acaba 1 yıllık süre sandık günü mü yoksa bu bir yıllık süre seçim sürecinin başladığı gün mü? İşte bu tartışmada eğer dersek ki seçim tarihi, oy verme gününde değil seçim takvimiyle başlar dersek, o zaman burada uygulanacak yasa 7393 sayılı yasa değil, önceki mevzuat olmalıdır. Bu açıdan da haliyle tartışmalı bir sürece girmiş bulunuyoruz. “

Be the first to comment

Leave a Reply

Your email address will not be published.


*